"İhracat potansiyeli olan bir alanda korkularımız bizi engellemesin"

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Aşıcıoğlu, kenevir bitkisine ilişkin, "Uyuşturucu amaçlı kullanımından doğan korkularımızın, önemli miktarda ihracat yapabileceğimiz bir alanda bizi engellemesine izin vermememiz lazım." dedi.



İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, kenevir bitkisinin sapı ve tohumunun yasal amaçlı ciddi bir üretim potansiyeli sunarken, yapraklarının uyuşturucu etki doğuran bir maddeyi bol miktarda içerdiğini belirterek, "Uyuşturucu amaçlı kullanımından doğan korkularımızın, ülke olarak önemli miktarda ihracat yapabileceğimiz bir alanda bizi engellemesine izin vermememiz lazım." dedi.

Aşıcıoğlu, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, uyuşturucu üretiminde kullanılan tarımsal ürün olması nedeniyle Hint kenevirinin yıllardır yasal müeyyide ve mevzuat çerçevesinde kontrol altında tutulduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin taraf olduğu Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 TEK Sözleşmesi'nin, uyuşturucuyla mücadelenin önemine vurgu yaparken, bu konuda alınacak önlemlerin bireylerin ilaca ulaşmasını, sanayi ve ticarette yasal kullanımı olan ürünlere erişimini engelleyecek tarzda olmaması gerektiği anlamına gelen bir cümle ile başladığını aktardı.


Hint kenevirinin sanayide, ticarette ve tarımda istihdam olanağı sunan ve ihracat potansiyeli bulunan bir bitki olduğunu ancak suistimal edilebilme potansiyeli de olduğunu dile getiren Aşıcıoğlu, şu bilgileri paylaştı:


"Hint kenevirinin üretim döngüsü çok hızlıdır. 4-5 aylık bir sürede hasadı mümkündür. Her türlü ekolojik koşula adapte olabilmektedir. Hint keneviri bitkisinin sap ve sapçıklarından elde edilen lifler ter alıcı özellikleri, hava akımına izin veren yapıları nedeniyle oldukça sağlıklı olan giysilerin yapımında kullanılmaktadır. Üstelik tekstil sektörü ile sınırlı olmayıp kağıt yapımında, urgan, çuval, torba, halat imalatında ve hatta yapıların izolasyonunda kullanımları bulunmaktadır. Son derece kaliteli, tuğla yerine geçebilecek, inşaatlarda kullanılabilen veya ev içi tasarımlarda, tavan kaplama malzemesi olarak kullanılabilen şık, sağlıklı, toksik madde içermeyen, hava alışverişini sağlayan Hint kenevirinden elde edilen liflerden yapılan plakalar birçok ülkede kullanılmaktadır."


Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, Fransa, Macaristan, Hollanda, Japonya, Çin, Rusya, ABD, Kanada ve Romanya'da Hint keneviri üretiminin yaygın olduğunu, bitki tekstil ve kağıt sanayinin yanı sıra ilaç sanayinde, tohumundan elde edilen yağın ise kozmetik sektöründe kullanıldığını anlattı.


"Çiftçinin ürününden maksimum yararı elde edebileceği koşullar oluşturulmalı"


Hint kenevirinin yasal amaçlı ekiminin yaygınlaştırılması için çaba sarf edilmesi, çiftçinin hasat sonrası elde ettiği ürününün pazarlanması ve ihracatına yönelik politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Aşıcıoğlu, "Çiftçiye devlet desteği sadece finansal olarak değil, organizasyonel olarak da sağlanmalı, çiftçinin ürününden maksimum yararı elde edebileceği koşullar oluşturulmalıdır. Gerekli zirai bilgi birikiminin çiftçiye aktarılması da bir diğer önemli husustur." diye konuştu.

Aşıcıoğlu, kenevir ekimini düzenleyen 2016 tarihli Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik'te araştırma amacıyla kenevir ekimine ilişkin hususların düzenlendiğini, mevzuatta yapılan bu değişikliğin de kenevir hasadından daha fazla ve nitelikli ürün alınması, bitkiden elde edilen liflerin daha dayanıklı hale getirilebilmesi ve iyileştirmeye muhtaç daha birçok konuda yapılacak akademik çalışmaların desteklenmesini amaçladığını söyledi.

Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, şunları kaydetti:

"Maalesef kenevir bitkisinin sapı ve tohumu, bize yasal amaçlı ciddi bir üretim potansiyeli sunarken, yaprakları uyuşturucu etki doğuran bir maddeyi bol miktarda içermektedir. Uyuşturucu amaçlı kullanımından doğan korkularımızın, ülke olarak önemli miktarda ihracat yapabileceğimiz bir alanda bizi engellemesine izin vermememiz lazım. Ülkemizde bu konuda halen yürürlükte olan yasal düzenlemeler son derece kapsayıcı olsa da mevzuatta yer alan hususların çok iyi denetlenmesi, sürecin hiçbir kaçağa imkan tanımayacak şekilde yönetimi, yaptırımların ciddi olarak takibi büyük önem arz etmektedir. Bu sayılanlar yapıldığında yasal amaçlı üretim artışının yasa dışı kullanımı teşvik etmeyeceği aşikardır."

Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik'in bir kez daha gözden geçirilmesini öneren Aşıcıoğlu, şöyle devam etti:

"Örneğin, yönetmelikte izin verilen ekim alanının dışında üretim yapan çiftçiye verilecek para cezası sadece 50 günlük adli para cezası olarak müeyyide altına alınmıştır. Bu çok düşük ve caydırıcı olmayan bir hükümdür. Eğer ülke genelinde Hint keneviri üretiminin artırılması planlanıyorsa tohumun toprağa ekilmesinden hasadına, ham ürünün satışından nitelikli sanayi çıktısı olarak ihracatına kadar olan tüm döngünün iyi planlanması ve yönetilmesi gerekmektedir. Bu arada yasa dışı kullanımı denetleme işini de ilk önce yönetmelikten başlayarak ele almalıdır. Bu yönetmelik çerçevesinde halihazırda ülkemizde 19 il ve bu illerin tüm ilçelerinde Hint keneviri üretimine devlet tarafından denetlenmek koşuluyla izin verilmektedir."


"Hint keneviri tohumu uyuşturucu içermez"


İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hint keneviri üretimine ilişkin açıklamasının ardından Hint keneviri üretiminde dekar olarak izin verilen üretim alanının artırılmasının ve ekimin teşvik edilmesinin söz konusu olabileceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hint keneviri tohumu uyuşturucu içermemektedir, aksine Omega 6 ve Omega 3 oranı dengeli, fazla miktarda doymamış yağ içeren son derece sağlıklı ürünlerdir. Dolayısıyla gıda ürünü olarak kullanılma, pasta, böreğin içine katılma potansiyeli vardır. Ülkemizin birçok yerinde çetene veya kumbüz adı verilen Hint keneviri tohumları kavrularak çerez niyetine ya da kuş yemi olarak kullanılmaktadır. Oldukça da lezzetlidir."


Haber: İSTANBUL -ANDAÇ HONGUR(AA)